Çamlık:
“Çamlık koymuşlar bizim köyün adın
Dillerde söylenir adın
Yaz aylarında doyulmaz tadın
Ne güzeldir bu Çamlık
Çamlık’ın kuruluşu eskidir çok
Çamlık’a aç gelenler giderler tok
Çamlık’ın insanında gam, keder yok
Ne güzeldir bu Çamlık
Sokmak taşı, Çıkrıklı beli
Hiç eksik olmaz bu araların yeli
İlkbaharda coşar Çamlık’ın seli
Ne güzeldir bu Çamlık
Çamlık Kasabamıza giderken yolda hiç sıkılmadan hasret kaldığınız doğaya, seyirlik manzaralara kendinizi kaptırmaktan alıkoyamazsınız. Beyşehir’den baktığınızda, karşınızda Anamas Dağı’nın harika görüntüsünü bulursunuz. Anamas’ın bembeyaz zirveleri, koyu yeşil eteklerin üzerinde bir taç gibi durur ve size muhteşem bir manzara sunar. Çamlık istikametinde yolunuza devam ederken kendinizi yeşilin içinde bulursunuz. 40 km yol aldıktan sonra artık Toros Dağlarındasınız.. Akseki yolundan Kasaba yol ayrımına geldiğinizde, solunuzda muhteşem Küpe Dağı, sağınızda Akdağ’ın güzel görüntüleri sizi karşılar.
BEYŞEHİR
ANAMAS DAĞI
KÜPE DAĞI
AKDAĞ
8 km daha yol aldıktan sonra Çamlık kasabasına ulaşırsınız. Eski adı Dalayman olan kasabamız; bakımlı, düzenli cadde ve sokaklar, temiz- tertipli görüntüsüyle, mimari yapısı düzgün evleriyle şehir havasını andıran güzel bir beldedir. Yöremizin en büyük kasabası olmasına yakışır altyapısıyla, beldenin ortasında her türlü düzenlemelerin düşünülüp yapıldığı küçük bir Çamtepe’miz vardır.. Kasabanın doğusunda ikiz kardeş misali Kızıl Dağı , güneyinde Karadağ, kuzeyinde Akdağ, batısında ise her türlü meyve ve sebzenin yetiştiği Yazı mevkii bulunur.
KASABAMIZ
ÇAMTEPE
KIZIL DAĞI
KARADAĞ
Kasaba halkının büyük bir kısmı yurtdışında çalışmaktadır. 1987 yılında belediyelik olan kasabamız, yaklaşık 3610 nüfusa sahiptir. Kasabamızda 3 Camii, 1 İlköğretim okulu ve 1 Lise bulunmaktadır.
YUKARI VE AŞAĞI CAMİİ
NUR CAMİİ
Derebucak İlçemize bağlı olan kasabamız, Konya’ya 154, Derebucak ilçesine de 13 km mesafede olup , geçimini kısmen tarım ve hayvancılıktan sağlamakla beraber yurtdışında çalışanlarıyla ayakta duran bir kasabadır. Büyük bir kısmı da kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmaktadır. Bunun dışında Türkiye’deki bütün yüksek gerilim hatlarının çekilmesinde Çamlıkların imzası vardır. Ayrıca Rusya ve Türk devletlerinde inşaat sektöründe çalışan bir çok insanımız mevcuttur. Bunların dışında, ilkbahar döneminde doğada, özellikle Çamlık ve civarında bolca yetişen çok kıymetli bir mantar türü olan Kuzugöbeği’nin kasabamıza ekonomik katkısı küçümsenemeyecek kadar fazladır. Kasabamız 35 bin dekar civarında tarım alanına sahiptir. Ne yazık ki eskisi kadar tarıma önem verilmemektedir.
MEDİDE KOYUNLAR
KUZU GÖBEĞİ (Morchella Esculenta)
Kasabamızda, Kızıldağ’dan çıkarılan ve yörede biri kasabanın girişinde ve biri de komşu Akseki’ye bağlı Bademli’de olmak üzere iki işletmede döküm sanayiinde kullanılan olivin madenini çıkarılmaktadır.
Akdağ, Kirazbükü, İncirli, Küpe ve Gevril (Kızılbel) yaylalarının özellikle yörüklere kiralanarak kasaba için ekonomik bir katkı sağlamaktadır.
Çamlık Kasabamız bir mağaralar cennetidir. Ancak bu mağaralar yeterince tanınmadığı için yok olmaya mahkum edilmiştir. En önemli mağaralarımız; Balatini Mağarası, Körükini Mağarası (Görini), Suluin Mağarası (Suludere), Değirmenini Mağarası’dır. Kasabamızda bunlardan başka birçok mağara keşfedilmeyi beklemektedir.
KÖRİKİNİ MAĞARASI
BALATİNİ MAĞARASI
SULUDERE (SULUİN) MAĞARASI
DÖLLÜKÖĞÜ MAĞARASI
Kasabamız sınırları içerisinde bulunan mevkiler şunlardır. İncirli, Malas, Kuyu Boğazı, Davras, Kayabaşı, Yüğlük, Yazı, Yazlı Boğaz, Üçoluk, Akçeşme, Uzunsu, Hasan Köprüsü (göplüsü), Yazıyurt, İnceöz, Çakmaklı,Yeni Köy, Bakaran, Tokat, Gevril, Kızıl Bel, Kiraz Bükü, Dumdum, Medi, Suludere, Balat........
Kiraz Bükü
Yeniköy
Bakaran Mevkii(Çakmaklı)
Kayabaşı
Üçoluk
Yüğlük
Balat
Küpe Alanı
Medi
Buranın ilk yurt tutanları 3 kardeş Manavgat Köseler Köyünden gelip karşılıklı üç tepeye kurulmuşlar. Kasabamızın eski adı Dalayman’dır. Yani 3 kardeşin büyük olanının ‘dağılmayalım’ sözünün kısaltılmış telaffuzudur bu. ‘Dağılmayalım’ sözünün de dayandığı rivayet şöyle; erkekler dağda-taşta, işte- güçtedir, eşkıyalar hanelerini basar. Rivayete göre 3 gelinden birini alıp dağa kaldırıp götürmek isterler ve niyetleri kötüdür. Gelinlerden en küçüğü cesur ve kurnazdır. Gönüllü gibi davranıp, bunlarla gider ve korkmadan eşkıyaları yedirir, içirir ve bir yolunu bulup, bunları içeri kapatarak barındıkları evi ateşe verip, hepsini imha eder. Bunun üzerine toplanan ailede en büyük kardeş ‘dağılmayalım, bir arada olalım’ der. İşte kasabanın adı buradan gelir. İlk yerleşim alanı oluşu da Fatih Sultan Mehmet dönemidir. Bu 3 kardeşten sonra başka aileler de gelip yerleşerek nüfusu çoğaltmışlar.
Biz Yörüğüz ve Anadolu’daki Türklerin de aslı Yörüktür. Uzun yıllar Akseki’ye bağlıydık, daha sonra sırayla Seydişehir, Beyşehir ve en son ilçe olduktan sonra 1989’ da Derebucak’a bağlandık”